20 Ekim 2011 Perşembe

13 ocak 2001 tarihli yazımdan...

önce dinle lütfen sevgili okur...
http://fizy.com/#s/1tqufk


nasılda insanı ortadan ikiye ayırıyor değil mi?
sözlere baksana
"omuzumda başın eksik,yatagımda kokun..."


kaç gündür mutsuz kalkıyorum yataktan...bir türlü huzuru bulamama,çocuk konusundaki sıkıntılar,uzaklık,hasret...bir türlü bitmek bilmiyor.eskiden de olurdum böyle ama,toplardım kendimi.bir iki kitapçı dolaşır,kızılayın soğunu yerdim,çay içerdim demli,sohbet ederdim,geçerdi velhasıl..
ama bu son gelen dalga bir türlü gitmiyor...depresyona da girmek istemiyorum(mali açıdanda depresyon çok pahalı haberiniz olsun,bir psikiyatrın seans ücreti en aşagı 150 liradan başlıyor,bunu bilip,depresyona girmeden bir daha düşünün:)))

neyse yine mutsuz bir sabaha uyandım.akşam da geç yatmışım iyi mi?sabah 8 itibariyle kalk emriyle kalktık,son 5 gündür çiş kaçırma olayından da hareketle tepem atık durumda.bütün gece acaba üşütmekten mi,yoksa babasını özlediği için mi tepki olarak yapıyor,ben biraz sinirli-gerginim son zamanlarda ondan mı,bundan mı derken gece 3 ü bulmuştu yattığımda zaten.neyse kalktık kahvaltı faslı felan...
doktorum denen uyuz programda çok bilmiş sabiha konuşuyor felan.bir yanım dinleme,daha kötü hissedeceksin kendini derken diğer yanım dinlemek istiyor.bu sefer kendimi suçlamak,pişman olmak yerine bir iki şey öğrendim,daha doğrusu hatırladım.sık sık hatırlamakta da fayda var sanırım.

1-saldırgan davranan çocuga ceza verin.Ama ceza vurmak,kızmak,azarlamak değildir,aksine bu bir ödüldür.siz bağırdıkça,vurdukça,azarladıkça ödülü alan çocuk daha da saldırganlaşır.(aaaa hakkaten öyle ya,bizatihi tecrübe ettim)
burada ceza TEPKİSİZ KALMAKtır.

2-arabalar benzin alır ve yollarına devam ederler.benzini biten araba çalışmaz.benzini bitirmeden alırsan yolda kalmassın.
bu ne?
kendimizi mutlu eden her ne varsa,mutlaka zaman ayırmalıyız.yola devam edebilmek için şart.ister örgü,ister dedikodu,ister müzik,kitap.her ne ise o meret.
hiç benzin almadan çalışan araba yoktur.
kendime baktım da son zamanlardaki mutsuzluguma.ortada belirgin hiçbir sebep yok aslında.ama kendimi öyle boşlamışım ki.en son ne zaman kendime bir kıyafet,takı,makyaj malzemesi aldıgımı hatırlamıyorum.ne zaman yalnız başıma 2 saat dışarda alışveriş-yürüyüş yaptıgımı hatırlamıyorum.bu döngünün içine hapsolmuş kalmışım.koca desen o da yok.bir sıcaklık,bir bakış,bir öpüş,sevgilinin yanında uyanılan huzurlu sabahlar yok artık...

tvde izliyorum,kız bir demet gül alıyor(ki gül sevmem).hani alırsın bir demet çiçek,koklarsın tam kalbinin üstüne bastırırsın.aynen o hareketi yapıyor.ben ağlıyorum...

hayata tutunmak için neyimiz varsa sıkı sıkı tutunmalıyız,yoksa savrulmak çok kolay...

bu çocuklar elbet büyüyecek,çişlerini yap desende yapmayacaklar altlarına.
bu çocuklar elbet büyüyecek,karınları acıkınca sandviç yapmayı öğrenecekler.
bu çocuklar elbet büyüyecek,dişlerini fırçalamayı kendi kendine akıl edecekler.
bu çocuklar elbet büyüyecek,gel oturma odasına tepsi koyalım,limonluk koyalım,mandallardan da balık yapalım istediğin kadar dağıt ortalıgı desek de yapmayacaklar.
bu çocuklar elbet büyüyecek,calionun anasının gerçek olmadıgını görecekler.
bu çocuklar elbet büyüyecek;bugün ugraşmaktan kimi zaman yorulurken gün gelecek okul-dershane-kurs-arkadaş derken yüzlerini göremeyeceğiz..

demem o ki;sık sık tekrarlanacak cümleler var,"hepsi geçecek" de bunlardan biri...

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...