24 Aralık 2011 Cumartesi

Kazakistan Bala Tiyatrosu Gururla Sunar...


sevgili blog;

bu hayat ne acaip birşeydir bilemezsin...
bir cumartesi kös kös oturup sıkıntıdan patlarken,e hadi su almaya çıkalım,hava dondurucu değilse parkta da bir tur atarız diye evden çıkıp,muhteşem güzellikte bir çocuk oyunu izleyip,üstüne de hediyeler alabilirsin:))
yani en azından bizimki öyle oldu..
Parkın adını bilmiyorum,hiçbiryerinde de yazmıyor.İçinde Kazakistan Bala(çocuk) Tiyatrosu olduğunu biliyorum.hep önünden geçiyorduk ama içine gireni çıkanı hiç görmemiştik.Bir kazak kadına sorduğumda cumartesileri 12 de oluyor demişti. (Türkle evlendiği için iyi anlaşmıştık) sonraki cumartesilerde gittiğimizde kapalı görüp, eve dönmüştük.
Bu sefer hırs yaptım,bir baktım giren-çıkan-baloncular-şekerciler sarmış tiyatronun etrafını.bir cesaret bende girdim.Birkaç tur attıktan sonra görevli olduğunu çıkardığım kıza en sempatik halimle bilet nerden alınıyor dedim?O da bana kazakça aşağıda vestiyer  var,üstünüzü çıkarın 5 dakikaya başlar mealinden birşeyler demez mi(bir milyon kez tekrardan sonra anladım)Ben en köylü halimle magazine(bakkal) su almaya çıkmışım manto çıkarmak ne alaka diyeceğim ama haklılar.mecbur indik aşagıya.vestiyere bıraktık.ve salona geçtik.
ebru heyecanlı,bir o kadar da tedirgin.Dilini bilmediği bir ülkede,herkese yabancıyken nerden çıktı bu sosyallik diyor belki de kendi kendine.
ve oyun başladı. bütün oyunu ağzımız açık şekilde izledik,kazakça kelimeler çok anlaşılabilir değil,ama tiyatro zaten bu,görselliği,müziği ve az-çok çağrışım yapan kelimelerle eğlenerek bitirdik.Kızımdan çok bana iyi geldi diyebilirim:))
Çıkışta baktım herkes tek bir yere doğru gidiyor,bende klasik Türk anlayışıyla bunlar gidiyorsa dur bende gideyim,birşey varki gidiyorlar dedim ve 2.kata çıktık.Oyuncularla birlikte tüm çocuklar dans ettiler,deliler gibi hemde...
yukardaki video da o gösteriden..
Hayat bana bugün 2 önemli şeyi yeniden hatırlattı.
1-Asla umutsuzluğa kapılma,en beklemediğin zamanda çıkar karşına sürprizler.
2-Çocuğun mutluysa,gözleri ışıldıyorsa hem onun adına hem kendi adına mutlu oluyorsun,anne olmak böyle birşey..


Birde laf aramızda gurur duydum kendimle,afferin kızım dedim:)


not:Çekimler telefon olduğu için pek net değil,ama eklemek istedim...
şimdilik hoşçakal blog..
до свидания (desidenya)-hoşçakal...

7 yorum:

hypo dedi ki...

ben beğendim çekimi:)
insanoğlunun başına ne geleceği bilinmez.

badem limon dedi ki...

çocuğun mutluluğu anneyi daha çok mutlu ediyor gerçketen :) yeter ki onlar mutlu olsun :) orda çocuğa bala mı deniyor :) burda da "dada" deniyor :) örenk: dada mevlüdü :))

New York'tan dedi ki...

Ne guzel olmus,cocuk mutlu anne mutlu :))

deren dedi ki...

hypo-eski ama kameralı bir telefon işte:)

badem limon- evet çocuğa bala diyorlar,zaten azerilerde de aynı aybalam:)

newyorktan- doğru orantı:)

zYnP dedi ki...

Bence de aferin kız helal ossun sana helal ossun:)) Walla işin şakası marifet buralarda değil asıl oralarda girişken olabilmek,senin özgüven yurt dışında tavan yapıyo şekerim bu anında bi kanıtı olmuş oldu:))En çok neye güldüm biliyo musun güvenlik kızla anlaşıp vestiyerlik bi durumunun olmayışına:)))ben magazine giderken mantomun altına pijamamla gitmekte bi sakınca görmüyorum mesela:pNeyse sen böyle eğlenceli güzel anılarını her zaman paylaşta biz de burda okuyalım hasret giderelim accuk:))

zYnP dedi ki...

Pardon güvenlik değilmiş görevliymiş:)) ahh Saliha ah kabusum oldun resmen ya düzeltme yapacan diye okuyup okuyup yanlışlarımı düzeltmek zorunda bırakıyon beni be yaw:))

deren dedi ki...

teşekkür ederim zeynepcim:))
düzeltmeye gerek yok çok büyük birşey olmadığı sürece,bunca yıldan sonra sen cümlelerin ilk hecesini bile yazsan biz anlarız:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...