2 Aralık 2011 Cuma

Ressamcılar özgür olur...





Çocuk sahibi olmadan önce -sahibi ne demekse!- kendimi "yavrum kurban olayım ye,aman terleme,sırtına bez koyayım,ballı sütünü içtin mi" diye ısrar kıyamet çocuğu bunaltan annelerden olamam sanırdım...benim yapım öyle değil diye düşünürdüm.kendi çocugunu kucağına alana dek her bebeği uzaktan agucuk bugucuk şeklinde sevebilen biri için normal yani bu düşünce...



insan bir çocuk büyütürken aslında kendi çocukluğuna misafir oluyor kimi zaman...
annenin yaptığı kekleri hatırlıyorsun,sen muffin yaparken kızına...
okuldan geldiğinde kapıyı hep anahtarla açışını,taş devrini,en sevdiğin sarı saçlı bebeğini (adı bile yoktu),sokakta oyunlar oynadığını,acıkınca aşağıdan anneeeeee reçelli ekmek yaparmısın diye bağırıp,o ekmeği özenle hazırlayan anneden akşam bağırdığın için azar işittiğini,bisiklete bindiğini,barış manço ile 7'den 77'ye programını,çin-çan oyununu,okuma yarışmalarını,yeni ders yılı başında abinlerle defter kaplayışını,hep 14 kilo olduğunu,saatlerce süren evcilik oyunlarını, annelerin başından savmak için uydurduğu iki peynir,zeytin,reçelle arka bahçede yapılan o muhteşem piknikleri,pazar günü yanan banyo kazanı ile önce çamaşırları ardından da sıra ile büyükten küçüğe çocuklarını yıkayan annenin gerginliğini, ilkokul 1 den itibaren yürüyerek gittiğin okul yolunu...herşeyi,yeniden,yeniden anımsıyor...

"aktivite" bebesi ya şimdikiler...kendi çocukluğum geliyor hemen aklıma nasıl bu kadar "sıfır aktivite" ile mutlu bir çocuktuk bilmiyorum...sakin,sessiz evimizde kendi dünyamızda oynardık,en fazla çamaşır sepetini,mandalları ve plastik ev aletlerini kullanırdık,ama gerçekten mutluyduk...evet zaman değişiyor,gelişiyor anlıyorum ama..
bazen bloglara bakınca düşünmeden edemiyorum.bu kadar bilgiyi yüklemek ne kadar doğru?2 yaşındaki çocuğa yağmurun yağışını deneyle anlatmak,bütün o aktiviteler,yapıştırma çalışmaları bunaltıyor beni..
eskiden "doğal seyrinde" öğrenirdik herşeyi,ve daha iyiydi sanki...
karışık kafam,bilemiyorum..
tek bildiğim arkadaşları olmalı çocuğun,en büyük ihtiyaçları bir arkadaş...
buradaki "kısıtlı" imkanlar nedeniyle bazen kızım adına üzülüyorum,henüz arkadaşı yok,sokakta tanışmaya çabaladığı çocukların ona anlamıyorum der gibi saf saf bakışlarını gördükçe ve her defasında,bıkmadan gördüğü ve sevdiği kız çocuklarına arkadaaaaş,seninle oyun oynayalım mı diye çocuğun  elini tutması,bir umutla "kendi dilinde" anlaşmaya çalışması içimi acıtıyor...


tam oyun çağında yalnız kalması ...
ama yapılacakta pek birşey yok.bu durum biraz daha devam edecek,bu eğitim dönemini geçirdiğimiz için burada anaokuluna da veremiyoruz...belirsizlik öyle kötü birşey ki;hiçbir plan yapamıyorsun.burada uzun yıllar kalacağımı bilsem hemen bir rusça kursuna gider,kızımı okula verir,rusçayı öğrenmesini sağlardım...ama ne kadar kalacağımız belli değil ve bu sebeple "sallantıda" gidiyoruz...  bakalım,olmazsa önümüzdeki sene sırf bu sebeple türkiyeye dönmek istiyorum..

not:aktiviteye karşı değiliz,sulu boya aldık güzel vakit geçirelim diye,kızım dikkat et sehpayı da boyuyorsun diyorum,cevap hazır:anneeee sen bana karışmaaa,ressamcılar özgür olur...


büyüyorsun güzel kızım,dilerim hep özgür olursun,kendi kanatlarınla...

8 yorum:

Buket dedi ki...

hepimiz gibi :))

New York'tan dedi ki...

:)) Bizler rahat buyuduk, sokakta oynadik ozgurce.

simdi canlari sIkIlmasin diye habire aktivite buluyoruz :)

Masallah ozgur ressama :)

hypo dedi ki...

yaşadıkların yaşadıklarımızdı.
barış manço,mesela.
güzeldi, yazın.

İkiz Annesi dedi ki...

Bizim çocukluğumuz çok farklıydı tvlerde doğru düzgün kanal bile yoktu ki:)Şimdi ne yazık ki öyle değil sokağa bile salamıyoruz tek başlarına mümkün değil hal böyle olunca da aktiviteye adıyoruz kendimizi.

deren dedi ki...

buket,şeyma,hypo ve ikiz annesi hepimiz aynı düşüncedeyiz sanırım...

mndlna dedi ki...

Ben de hep çocuğuma senin bana davrandığın gibi davranmayacağım anne derim:) Oynasın zıplasın terlesin kirletsin ortalığı :) Demek ki olmuyormuş. :)

badem limon dedi ki...

:)) hehe yeni keşfettim burayı :)) şimdi ki çocuklara bakınca amma salak çocukmuşuz diyorum :) bilmiyorum doğru mu ama ben hiç bunaltmıyorum ya çocuğu çıplak dolaşıyo mesela evde :) yemek yemek istemiyor bende zorlamıyorum, peşinden kaşıkla veya balık yağıyla dolşamıyorum, ne zaman uymak isterse o zaman uyuyor, ne zaman uyanmak isterse o zaman uyanıyor, uyanınca hiç yelek giydirmedim, sırtına bezde koymadım, üstünü örtmek istemiyor ve örtmeden uyuyor, bünyesi soğuğa alıştı sanırım hiç hastalanmıyor nerdeyse :) (maşallah diyeyim) birlikte aktivite filan de yapmıyoruz çünkü okulda ki öğrencilerle resim yapmaktan bıktım :) o kendi kendine yapıyor... sonuç, aşırı özgür evde beni takmayan, kafasına buyruk yaşayan, kızım değil de ebeveynim gibi davranan bir çocuğum oldu :)))) hep yaz elifcim seninle sohbeti özlediğim zamanlarda açıp okuyum bende :))) konuşuyormuşuz gibi hissettiğim samimi yazılarını çok seviyorum :)

deren dedi ki...

badem limonum :bende senin yorumları hep geç görüyorum ama olmaz ki ya:))

valla bizde o kadar özgürlük yok,belirli kurallar var ve mutlaka uyulmalı.onun için değil,ben rahat edemem o kadar özgürlük alanında :)) bende sizleri özlüyorum sende sık sık yaz da okuyalım,takıntılarım-2 yaz mesela :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...